19 Şubat 2010 Cuma

Sufizm & Reiki

„Reiki’de olduğu gibi tüm Mistik felsefelerde de elle şifaya kavuşma yöntemi vardır. Ancak bunlar öğretileri gereği bir takım çileler sonucu elde edilirler. Reiki’de ise buna hemen İnisiye sonucu kavuşulmaktadır. Mistizm insanlığın ortak malıdır felsefesi ile çıktığımız bu yolda hayli zahmetler çektikten sonra Rabbımız bize Sufizm’in kapısını aralayarak, aradığımızın orada olduğunu göstermiştir. Reiki 1. aşamayı alıp kendimde bir takım değişiklikler yaşamaya başladıktan sonra Reiki Master’ıma bunları anlattığımda bana „bunları yaşaman gerek.“ diyordu. Bu cevap beni tatmin etmek yerine daha da araştırmaya yöneltti. Çünkü bu cevabı yakınlarımdan da alıyordum. O halde Reiki Master’ımın beni aydınlatması, bana bir yol haritası çizmesi gerekmiyor muydu?

4 yıl boyunca bende olan bu değişikliklerin nedenini aramak üzere Avrupa’daki bir çok çeşitli Reiki Master’ı ile görüştüm. Onların cevapları da benim hocamın cevabından pek farklı değildi. O halde ne yapılmalıydı? Reiki uyumlaması alan her kişi benzeri değişiklikleri kendinde yaşıyordu. Reiki’nin bize sunduğu sebepsiz ve gelip geçici olan sevinçlerin, mutlulukların kalıcı olmasının bir yolu olmalıydı.

Sorgulamalarım nihayet beni Sufizm ve Hz. Mevlana ile buluşturdu. Reiki’nin etkisiyle bende oluşan sorular Sufizm’in derinlerine inmemle bana sunulan cevaplarla birer öğretmene dönüştüler. Sufizm’siz geçen Reiki dönemim adeta bir çıkmaz süreciyken, Sufizm ışığında baktığımda artık tam bir keşif ve gelişim şöleniydi. Sufizm’in bize açtığı pencere kalbin penceresiydi. Sevinçlerin, coşkuların, mutlulukların ancak kalbe inince kalıcı olabileceğini anladım. Artık taşlar yerine oturmuştu.

Biliyordum ki bunlar sadece bana ait egosal sorular değil, başkalarının da sorduğu varoluşsal sorulardı. Ve bu cevapları duymaya herkesin ihtiyacı vardı, Bu nedenle Reiki ile kapısından girdiğimiz bu gelişim yoluna Sufizm ışığı ile devam ediyoruz. Reiki öğretimizi Sufizmle sentezleyerek sunuyoruz. Bu öğretiyle, artık kişiler „Neden – Niçin“ de takılmak yerine, keşif sürecine giriyor, araçlarda kalmayıp amaca doğru yol alıyorlar. Çünkü Sufizm bize kendimizi tamir etmeyi öğretiyor, özümüze yaptığımız yolculukta gerçek Ben’imizle tanıştırıyor. Bu andan itibaren de başka kişilere yada nesnelere bağlı /bağımlı olmak yerine, her geçen gün aradığımızı kendimizde buluyor, Öz’ümüzle bütünleşiyoruz. Kendini bulan Rabbını bulur, Rabbını bulan kendini bulur. Sevgilerimle „

İsmail Bülbül