5 Ocak 2010 Salı

USUİ REİKİ ve DİĞER ENERJİ SİSTEMLERİ


Usui Reiki Grandmaster/Teacher İsmail Bülbül ile Reiki ve Diğer enerjiler hakkında yapılan söyleşi...



Gürsel Aktan: Hocam Usui Reiki dışındaki enerji sistemlerini benimsemediğinizi görüyoruz. Bunun nedenini açıklayabilir misiniz?



İsmail Bülbül: Öncelikle şu bilinmelidir ki, Reiki, Doktor Usui’nin ortaya çıkardığı bir sistem değil, “yeniden keşfettiği” bir enerji sistemidir ve tarihi de ilk insana dayanır. İnsanlığın var olmasından bu yana Reiki sistemi vardı fakat adı başka kelimelerle anılmaktaydı. Diğer enerji sistemlerinin ortaya çıkışı ise Usui Reiki’nin

Amerika ve Avrupa’ya gelmesinden sonrasına denk gelmektedir.
Diğer enerji sistemlerini bulanlar Amerika ve Avrupalı Masterlardır. Batı dünyasının Mistizme olan açlığı ve kültür olarak Doğu ve Uzak Doğu kültürlerine oranla Mistizmde olgunlaşmamış olmaları bu enerji sistemlerini ortaya çıkarmalarındaki en büyük etkendir. Bunu şu nedenle söylüyorum. Mistizm yolunda olan insanlara meditasyonlarında, vizyonlarında çeşitli semboller gösterilir, kişiler çeşitli enerji sistemlerine vizyon halinde uyumlanabilirler. Kişi Reiki 1’de de olsa vizyonlar halinde semboller görebilir, bir tür şeylere inisiye olabilir. Bunlar olağandışı şeyler değildir. Kişinin vizyon halinde bir enerji sistemine uyumlanması o enerji sisteminin gerçek olduğu, insanlığa sunulması gerektiği anlamına gelmez. Bunlar mistik yolda , gerçeği arayış yolunda kişiye yaşatılan imtihanlardır. Mistik kültürde olgunlaşan kişi deneyimlerinden şüphe duymayı bilir. Bir şey yaşadığında onun pozitif mi negatif mi olduğunu, bir başka deyişle Şeytani mi Rahmani mi olduğunu sorgular, sorgulaması da gerekir. Çünkü ruhani gelişim yolunda bir çok negatif varlık/enerji bizi yolumuzdan saptırmak için pozitif kılıklarda bize gelebilir.
Sorgulamayan, egosuna yenik düşen kişi gördüğü bu vizyonun coşkusuyla uyumlandığı bu enerjiyi yada sembolü gerçek zannedip “ben bir enerji sistemine inisiye oldum ve bunu diğer insanlara da sunabilirim” diyerek yeni bir enerji sistemini ortaya çıkarabilir. Hal böyle olunca da her geçen gün bu enerji sistemlerine bir yenisi daha eklenir. Doktor Usui’nin Kurama dağına çıkıp orada 21 gün oruç tutması sonucu Reiki’nin bir ışık topu şeklinde kendisine hediye edilmesi efsanesi işte bu yüzden Reiki’ye çok zarar vermiştir. Mademki Doktor Usui’ye bu şekilde gelmiş diye düşünerek, dağlarda meditasyon yaparken yaşadıkları vizyonlara kanan Masterlar maalesef her geçen gün piyasaya yeni bir Reiki sunmaya devam etmektedirler.



Gürsel Aktan: Geçen yıllarda ülkemizde Çekim Yasası isimli bir kitap çıktı. Şimdi de “Çekim Yasası Reikisi” diye bir Reiki var. Yine son yıllarda zihin geliştirme programlarının bir kavramı olan bolluk, bereket çalışmalarına bir de Bolluk Bereket Reikisi eklendi. İnsanın aklına ticari kaygılardan beslenen amaçlar doğrultusunda bir çeşitlenme yaşanıyor gibi geliyor.



İsmail Bülbül: Ülkemizde henüz bu isimler 10’u bulmadı belki ama yabancı kaynaklara baktığımızda 200’ü geçkin Reiki sistemi ismi var.( İsa Reikisi, Cadı Reikisi, Yaprak Reiki, Peri Reikisi gibi isimlerle…) Zaten yeni enerjilerin bu kadar fazla olması ve her geçen gün artması üzerinde düşünmek bile bu enerji sistemlerinin doğruluğu hakkındaki şüphelerimizi çoğaltmaya yeter.



Gürsel Aktan: Diğer enerjileri kabul etmemenizin teknik olarak bir nedeni var mı?



İsmail Bülbül: Kişinin aura ve çakra sistemini tam anlamıyla bilmesi de diğer enerji sistemlerine inanmaması için yeterlidir. Çünkü Usui Reiki’de kişinin tüm çakraları açılır, aura kanalları temizlenir ve kişi hem yukarıdan gelen, hem de yerden gelen enerji kanalına bağlanır. Böylelikle de hem manevi hem de dünyevi anlamda dengesi sağlanmış olur ve her iki yönde de gelişimi başlar. Fakat denge halindeki çakralara ve aura kanallarına farklı bir şekilde işleyen ,başka bir enerjinin inisiye edilmesi kişinin Usui Reiki ile sağlanmış olan dengesini tamamen bozar. Bu konuda örnek olarak Kundalini Reiki’ye bakabiliriz. Kundalini Reiki’nin inisiye işleminde enerjinin kök çakradan tepe çakraya yollanması vardır. Enerjinin sadece kök çakradan yukarı yollanması yani tek yönlü olması kişinin dengesini bozar.
Usui Reiki inisiyesi, kişinin önceden kirli yada tıkalı olan aura kanalının açılması ve otomatikman da tüm çakralarının açılması işlemidir. Aura kanalları açılınca kişinin çakralarından önceden sızıntı halinde akan enerji artık daha bol ve berrak şekilde akmaya başlar. Böylelikle kişi hem tepe çakradan hem de kök çakradan akan İlahi enerjiğiyle sürekli olarak birlikte olmuş olur. Açılmış olan aura kanallarına bir başka enerjiyi inisiye etmek hem kanalları kirletir hem de çakraların dengesini bozar. Bu da kişinin fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengesini negatif yönde etkiler. Bu da gelişimini durdurur. Böyle olunca da kişide daha önce olmuş olsa bile artık Usui Reiki diye bir şey kalmaz Bir enerji sistemine inisiye olmak, daha önce inisiye olunan enerji sistemini devre dışı bırakır. İster öğrenci ister Master olsun, kişi en son hangi enerjiye uyumlanmışsa sadece o enerjiye sahiptir. Çünkü en son olarak aura kanalına o enerji aktive edilmiştir. İnsan içine her şeyin koyulabileceği boş bir çuval değildir. Her türlü enerjiye negatif mi pozitif mi diye düşünmeden inisiye olmak hiçbir şekilde gelişim adına değildir.



Gürsel Aktan: Ama insanlar gelişimlerine katkı olsun niyetiyle bu enerjilerden faydalanmak istiyorlarsa?



İsmail Bülbül: Eğer amaç gelişim ise Usui Reiki buna yeter de artar bile. Usui Reiki, kaldırabileceği hızda kişiyi eğitir ve geliştirir. Reiki kimseye zorlanacağı ve şok olacağı bir bilgi vermez. Kişi hazır olduğunda 3. gözü de açılır, enerjide yüksek frekanslara da ulaşır. 3. gözü açmak için yada yüksek frekansta enerji ye sahip olmak için yeni bir sözde Reiki’ye uyumlanmanın faydadan çok zararı vardır.
Bunun yanında, bir de bunlardan bazıları “sert bir enerji” diye iyi bir meziyetmiş gibi tanımlanıyor. Reiki’nin doğasında sertlik yoktur, yumuşak ve insanı farkında olmadan geliştiren evrensel, İlahi bir enerjidir Reiki. Nasıl olur da sert bir enerji İlahi olur? Örneğin Ra – Sheeba enerjisinin içeriğini araştırdığınızda Firavun’a sunulan enerji olduğunu okursunuz. Tarih ve kültürler boyu zalimlikle simgelenen Firavun enerjisinin pozitifliği hakkında şüpheye düşmemek mümkün mü?
Evrende negatif anlamda bir sürü enerji vardır ama İlahi enerji tekdir. İnsan ise değerlidir, kutsaldır. Ve insan sağlığı maceracılığın deneme tahtası değildir. Farklı enerji sistemlerine inisiye olmayı isteyen insanlar da, bu enerji sistemlerini kişilere inisiye eden Masterlar da bunun sorumluluğu içinde davranmalıdırlar.



Gürsel Aktan: Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler hocam.


İsmail Bülbül: Rica ederim.