5 Ocak 2010 Salı

YANLIŞ YAPILAN REİKİ İNİSİYELERİ ve İNSANLARA VERDİĞİ ZARAR

USUI REIKI EKOLÜNDE 17. SON IŞIK AŞAMA GRANDMASTER TEACHER İSMAİL BÜLBÜL İLE USUI REIKI ve İNİSEYELER HAKKINDA YAPILAN SÖYLEŞİ…



L.N: Hocam,günümüzde, Reiki’den yarar gördüğünü söyleyenler kadar zarar gördüğünü ifade edenler de var. Evrensel şifa adı verilen bu enerjinin zarar vermesi gibi bir durum nasıl söz konusu olabiliyor?


İsmail Bülbül: Reiki İlahi kanaldan gelen bir Nur’dur.Dolayısı ile İlahi kaynaktan gelen bu İlahi Nur’un kişiye zarar vermesi söz konusu değildir. Ancak günümüzde inisiye adı ile yapılan fakat gerçekte inisiyeyi dahi almamış olan sözde Master Teacherlar vardır. Bunların yaptıkları sözde inisiyelerin hiçbir gerçekliği olmadığı gibi kendileri dahi doğru dürüst uyumlanmış sayılmazlar. Bunu nerden anlıyoruz? Bunu, bize gelen yüzlerce mailde yazılanlardan anlıyoruz. Bize şöyle şikayetler geliyor: “Hocam sizin anlattığınız fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişim bizde hiç olmadı. Biz Reiki1, Reiki2, Reiki3a veya 3b’deyiz. Kendimizde hiçbir gelişme hissetmediğimiz gibi, ya fiziksel ya ruhsal ya da duygusal olarak dengemizi de kaybetmiş durumdayız, ne olur bize yardım edin.” gibi bir çok mailler, telefonlar almaktayız.


Günümüzde her isteyen Master Teacher ünvanına kavuşabilir. Ama bu o kişinin doğru inisiye yaptığı anlamına gelmez. Eğer böyle olsaydı bu şikayetler bize gelmez, insanlar zihinsel , fiziksel, ruhsal gelişimler sağlarlardı. Hele hele telefondan 5 dakikada, seminerlerde 10 dakikada yapılan inisiyeler sakıncalı olduğu kadar çok da zararlıdır. Çünkü kişinin aura kanallarını açmadan yapılacak herhangi bir inisiyenin geçerliliği olmadığı kadar inisiye yapılan kişiyi denge kaybına da uğratır. 5 dakika , 10 dakika gibi bir sürede de ne o kişinin aura kanalları açılır ne de o kişiye inisiye yapılır. Aura kanallarını açma(temizleme) işlemi, bizim, Işık aşamaya ait çok güçlü semboller kullanmamıza rağmen minimum 20 dakikamızı almaktadır.
İşte böylesi yapılan sözde inisiyeler insanı fiziksel ve duygusal denge kaybına uğrattığı gibi ruhsal olarak da çok tehlikeli boyutlara vardırır.



L.N Fiziksel , duygusal ve ruhsal dengenin kaybı nasıl anlaşılır, bunu açıklayabilir misiniz?


İ.B: İnisiye yapmak üzüm bağında çubuğa çekirdeksiz üzüm aşılamaya benzer. Eğer bu yapılan aşı tutmazsa çekirdeksiz üzüm elde etmek de mümkün olmaz. Bu somut bir şeydir, onun için bu örneği veriyorum. Yapılan Usui Reiki inisiyesi ise soyut bir kavram olduğu için gözle görülmez , bununla birlikte insan bunu kendi içinde yaşar.


İnsanın, ayakta dururken dengeyi sağlayamaması , yürürken ruhunu kendisinden bir adım önce gidiyormuş gibi hissetmesi ve sağ elinden ya da sol elinden enerji akmadığını hissetmesi , zaman zaman başını çok ağırlaşmış gibi hissetmesi gibi durumlar insanın fiziksel dengesinin kaybolduğunun işaretleridir.
Duygusal olarak denge kaybının göstergeleri ise, birden ağlayıp hemen ardından gülmesi veya ağlarken gülmeye başlaması ; coşkulu, neşeli iken birden bunalıma sürüklenmesi; sinir ,asabiyet gibi olumsuz duyguların kişide yoğun olarak yaşanmasıdır.


Bunlardan en önemlisi ise kişide yanlış inisiye sonucu oluşan ruhsal denge kaybıdır. Kişinin çeşitli negatif varlıklar yada enerjilerin etkilerine maruz kaldığını düşünüp korkular yaşaması, kişinin vizyonlarında kendisine çeşitli misyonlar verildiğine inanması; kin, nefret, haset, fesat, kıskançlık duygularının artması; yalan, dedikodu gibi olumsuz negatif olgulardan zevk alması, ego, benlik, bencillik savaşına girmesi gibi durumlardır.


L.N: Peki hocam nasıl olur da yanlış yapılan bir inisiye sonucu bu gibi durumlar ortaya çıkar?


İ.B: Daha önce de belirttiğim gibi çubuğa yapılan aşı misali yapılan inisiye yarım yamalak yapılırsa, kişinin aura kanallarına zarar verdiği gibi çakraları da zarar görür. Ya da ana çakraların bazıları açılır bazıları tıkanık kalır. Bu da insanı fiziksel, duygusal, ruhsal denge kaybına götürür.


L.N: Reiki deyince, bunu evrensel sevgi enerjisi olarak da tanımlıyoruz. Buna rağmen bazı masterlar ve öğrencilerinin gruplaşma oluşturduklarını, birbirlerini eleştirdiklerini, işi ego savaşına çevirdiklerini görüyoruz. Bu durum evrensel sevgi enerjisi denilen Reiki ile yada sizin söyleminiz olan İlahi Nur ile çelişki arz etmiyor mu?


İ.B: Doğrusu bu duruma ben de şaşırmıyor değilim. Avrupa’daki masterlar böyle değiller. Birbirleri ile fikir alışverişi yaptıkları gibi birbirlerine öğrenci dahi yollarlar. Bilmedikleri bir şey olduğu zaman bundan asla utanmaz, çekinmeden bir diğer master arkadaşına danışabilirler. Birlikte iş yapanlar da azımsanmayacak kadar çoktur.


L.N: Hocam biraz önce yanlış inisiyelerin verdiği zararlardan bahsettiniz. Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?


İ.B: Buna bir açıklama getirilmesini ruhum çoktan arzu ediyordu zaten. Şöyle ki: Günümüzdebaşka başka isimler altında, arkasına da Reiki ibaresi eklenerek bir çok enerji türü ortaya çıkmıştır. Tabi bunlarla birlikte bir takım semboller de uydurulmuştur. Bazı sözde Masterlar uyumlama yaparken yanlış sembollerle yaptıkları gibi mantralarını da yanlış telaffuz etmektedirler. Nerdeyse her şey birbirine karışmış, deyim yerinde İse çorba halini almıştır. Usui Reiki geleneksel aşamalarına ait sadece 4 sembol mevcut iken, hiç adını duymadığımız, ne olduğunu bilmediğimiz sembolleri de Usui Reiki sembolleri gibi uyulmama yapan masterlar, önceden de bahsettiğimiz gibi insanın dengesini bozup o insana bilmeyerek zarar vermektedirler.


Usui Reiki yalın ve yumuşak bir enerjidir. Sembolleri doğru çizildiğinde , mantraları yanlış telaffuz edilmediğinde aşının çubuğa tuttuğu gibi tutacak ve mutlaka sonuç elde edilecektir. Maalesef şimdiye kadar Türkiye’de tanıdığım bazı masterların öğrencilerinin hiç biri ne sembolleri doğru çizebiliyor ne de mantralarıı doğru telaffuz edebiliyorlar. Bu durum da gösteriyor ki ne masterları doğru biliyor ne de öğrencilerine doğru bir şekilde aktarabiliyorlar. Şunu üzülerek söylüyorum ki bu hata zincirleme devam edip gidiyor.



Usui Reiki’ye ait semboller bir kapının kilidi gibidirler. Bu sembollere ait mantralar ise kapıyı açacak anahtar görevi yaparlar. Eğer siz kilidi kapıya yanlış monte eder, yanlış anahtarla da o kapıyı açmaya uğraşırsanız o kapı size asla açılmayacaktır.



L.N: Bazı Reikiciler çizilen sembollerin yada söylenen mantraların değişik çizilip değişik söylenmesinin fark etmediğini , önemli olanın ise niyet olduğunu söylemekteler. Bu sizce ne kadar doğrudur?


İ.B: Asla bu söylemler doğru değildir. Kaldı ki Reiki bir din veya bir inanç sistemi değil sadece bir felsefedir. Her felsefenin de kendine ait öğretileri olur. Niyet ise inanç ve dinlerdedir. Dolayısı ile Reiki’nİn de kendine ait teknikleri vardır. Bu teknikler doğru yapılmadıkça ondan bir sonuç almak da mümkün değildir.


L.N: Hocam, günümüzde iki masterın aynı anda bir kişiye uzaktan inisiye yaptığını duyuyoruz ve hatta Reiki 1. aşamada iken uzağa Reiki yollanabilineceğini bile iddia edenler var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz.


İ.B: Daha önce de söylediğim gibi Reiki bir felsefedir. Bunun da kendine ait öğretileri ve yöntemleri vardır. İki kişinin aynı anda bir kişiyi uyulmamasını ben sizden duyuyorum. Bu duruma şaşırmadım da değil inanın. Buna neden gerek duyulduğunu da anlamış değilim doğrusu.


Reiki 1. aşamada bilindiği gibi sembol yoktur. Reiki 2 ‘ye geçen öğrenci sembollere sahip olur. Bu sembollerden biri ise köprü ve iletişim sembolüdür. Bu sembol olmaksızın uzağa, geçmişe, geleceğe Reiki yollanmaz.


L.N: Hocam sizin toplu inisiyelere karşı olduğunuzu biliyoruz. Oysa burada yapılan inisiyeler genellikle böyle oluyor. Uzun uzun Reiki’nin tanımı, yararları gibi genel bilgiler anlatılıyor fakat inisiyeye gelince 5’er dakika gibi bir süre ayrılıyor. Bu konuda ne söyleyeceğinizi merak ediyoruz.


İ.B: Günümüz internet çağıdır. Dünyanın bu kadar yakınlaştığı , istenilen her bilginin insana bir tık kadar uzak olduğu bu zamanda uzun uzun Reiki’nin tarihçesi, Reiki’nin yararlarını anlatmaya bence hiç gerek yoktur. Kişi bunları internete girip çeşitli Reiki sitelerinden hemen öğrenebilir. Keşke buna ayrılan zamanı inisiyeleri 5’er değil de 20’şer dakika yapsalar da insanlar doğru inisiye olmuş olsalar. Ki bundan bile şüphem yok değildir, bence önce kendileri doğru inisiye olmalılar. 5’er dakika gibi kısa sürede inisiye yaptığını zannedenler benim nazarımda asla master olamazlar. Ben geleneksel aşama master teacher iken Reiki1 inisiyesine 4 ayrı gün, 45’er dakika olmak üzere 4 ayrı seans düzenliyordum.


L.N Hocam, bu konuşmamızdan önce www.healinghousee.com adlı sitenizdeki etkinlik takvimine baktım. Orada sizin de Reiki inisiyeleri için seminer düzenleyeceğiniz yazıyordu. Yukarda toplu yapılan inisiyelere karşı olduğunuzu söylediniz. Peki sizce bu bir çelişki değil mi?


İ.B: Eğer doğru baktınız ise biz Reiki 1, Reiki 2 ve Reiki 3a için 2’şer tam gün seminer yapıyoruz. Ve bu seminerleri 20’şer kişi ile de sınırlıyoruz. Tüm öğrenciler bireysel olarak inisiye edilmekte ve öğrencilere en az yarım saat uyumlama süresi ayrılmaktadır. Toplu yapılan, ders adı altında anlatılan inisiyeyi çok kısa tutan seminerlere karşı olduğum doğrudur. Zaten Reiki tarihçesi adı altında anlatılan bir çok şey efsaneden ibaret olup gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur.


L.N: Bununla neyi kastediyorsunuz?



İ.B: Mesela, Reiki tarihçesi anlatılırken Doktor Usui’nin bir dağa çıktığı, orda 21 gün oruç tuttuğu bunun sonucunda da bu ışığa kavuştuğu anlatılır. Bu doğru değildir. Reiki insanlık var oldu olalı var olan İlahi Nefha’nın İlahi Kaynağa açıldığı yoldur. Hz. Musa’nın asasını yılana çeviren,Hz. İsa’nın ölüleri dirilttiği, Hz. Muhammed’in elindeki taşlara Kelime-i Tevhid’i söyleten Nur işte bu Nur’dur. Bunun adı çeşitli felsefelerde çeşitli isimlerle anılır. Bizim Tasavvufumuzda da Nefes olarak adlandırılır.


Zamanla, eski masterların yeni masterlar yetiştirmemesi sebebi ile ortadan kaybolan bu Nur’u yıllar süren araştırmaları sonucu Doktor Usui tekrar ortaya çıkarmıştır. Doktor Usui’nin bunun tekrar ortaya çıkması için ne bir dağa çıkmaya ne de 21 gün oruç tutmaya ihtiyacı vardı. Böylesi efsanevi anlatımlar sonucu bir çok enerji türü ortaya çıkmış arkasına da Reiki ibaresi konulmuş, bunun ise ya bir rüya sonucu ya da bir vizyon sonucu olduğu iddia edilmiştir. Böylesi yalan yanlş efsanevi anlatımlar Reiki’ye çok zarar vermiştir.


L.N: Son olarak şunu da sormak istiyorum. Buradaki master olduklarını söyleyen, inisiye yapan, öğrenci eğiten kişiler, Grandmasterlık (Büyük Üstad)ve Grandmaster Teacherlık (Büyük Üstat Öğretmen)gibi bir aşamanın olmadığını söylüyorlar. Kendilerinin Grandmaster olduğunu söyleyenler de var ki bunu da şuna dayanarak söylüyorlar: Grandmasterlık tecrübeler sonucu edinilen bir aşamaymış, Grandmasterlığa inisiye olunamazmış.Bu konu hakkında ne söyleyeceksiniz?


İ.B: Tabi ki buna şaşırmamam mümkün değil. Nasıl olur da Usui Reiki Master Teacher’ı olunur ve Büyük Üstad, Büyük Üstad Öğretmen aşamasından haberdar olunamaz. Daha önce de bahsettiğim gibi bu bir felsefedir ve bu felsefenin de belirli aşamaları vardır. 4. aşamaya kadar olan aşamalar geleneksel aşamalardır. 4 ‘ten sonra 5 ve 6 Grandmaster, 7 ve 8 ise Grandmaster Teacher aşamalarıdır.



Bunlar ise tecrübeler sonucu değil, inisiye olunarak alınan, çok güçlü sembolleri olan aşamalardır. Avrupa’da benim tanıdığım 20 yıldır da master olan bir çok kişi var. Bunların hiç biri böyle bir iddiada bulunmadıkları gibi bu aşamaların olduğunu da zaten bilirler. Maalesef ülkemizde bilinmeyeni öğrenmek yerine yok saymak, bileni ise karalamak adet haline gelmiştir. Bu aşamaları almak kolay değildir. Bin kişi uyumlama şartı olan, bunun sonunda da bir sınavdan geçerek elde edilen bu seviye nasıl olur da küçümsenir anlamakta zorluk çekiyorum.


L.N: Verdiğiniz aydınlatıcı bilgiler için çok teşekkürler hocam.


İ.B: Ben teşekkür ederim.

USUİ REİKİ ve DİĞER ENERJİ SİSTEMLERİ


Usui Reiki Grandmaster/Teacher İsmail Bülbül ile Reiki ve Diğer enerjiler hakkında yapılan söyleşi...



Gürsel Aktan: Hocam Usui Reiki dışındaki enerji sistemlerini benimsemediğinizi görüyoruz. Bunun nedenini açıklayabilir misiniz?



İsmail Bülbül: Öncelikle şu bilinmelidir ki, Reiki, Doktor Usui’nin ortaya çıkardığı bir sistem değil, “yeniden keşfettiği” bir enerji sistemidir ve tarihi de ilk insana dayanır. İnsanlığın var olmasından bu yana Reiki sistemi vardı fakat adı başka kelimelerle anılmaktaydı. Diğer enerji sistemlerinin ortaya çıkışı ise Usui Reiki’nin

Amerika ve Avrupa’ya gelmesinden sonrasına denk gelmektedir.
Diğer enerji sistemlerini bulanlar Amerika ve Avrupalı Masterlardır. Batı dünyasının Mistizme olan açlığı ve kültür olarak Doğu ve Uzak Doğu kültürlerine oranla Mistizmde olgunlaşmamış olmaları bu enerji sistemlerini ortaya çıkarmalarındaki en büyük etkendir. Bunu şu nedenle söylüyorum. Mistizm yolunda olan insanlara meditasyonlarında, vizyonlarında çeşitli semboller gösterilir, kişiler çeşitli enerji sistemlerine vizyon halinde uyumlanabilirler. Kişi Reiki 1’de de olsa vizyonlar halinde semboller görebilir, bir tür şeylere inisiye olabilir. Bunlar olağandışı şeyler değildir. Kişinin vizyon halinde bir enerji sistemine uyumlanması o enerji sisteminin gerçek olduğu, insanlığa sunulması gerektiği anlamına gelmez. Bunlar mistik yolda , gerçeği arayış yolunda kişiye yaşatılan imtihanlardır. Mistik kültürde olgunlaşan kişi deneyimlerinden şüphe duymayı bilir. Bir şey yaşadığında onun pozitif mi negatif mi olduğunu, bir başka deyişle Şeytani mi Rahmani mi olduğunu sorgular, sorgulaması da gerekir. Çünkü ruhani gelişim yolunda bir çok negatif varlık/enerji bizi yolumuzdan saptırmak için pozitif kılıklarda bize gelebilir.
Sorgulamayan, egosuna yenik düşen kişi gördüğü bu vizyonun coşkusuyla uyumlandığı bu enerjiyi yada sembolü gerçek zannedip “ben bir enerji sistemine inisiye oldum ve bunu diğer insanlara da sunabilirim” diyerek yeni bir enerji sistemini ortaya çıkarabilir. Hal böyle olunca da her geçen gün bu enerji sistemlerine bir yenisi daha eklenir. Doktor Usui’nin Kurama dağına çıkıp orada 21 gün oruç tutması sonucu Reiki’nin bir ışık topu şeklinde kendisine hediye edilmesi efsanesi işte bu yüzden Reiki’ye çok zarar vermiştir. Mademki Doktor Usui’ye bu şekilde gelmiş diye düşünerek, dağlarda meditasyon yaparken yaşadıkları vizyonlara kanan Masterlar maalesef her geçen gün piyasaya yeni bir Reiki sunmaya devam etmektedirler.



Gürsel Aktan: Geçen yıllarda ülkemizde Çekim Yasası isimli bir kitap çıktı. Şimdi de “Çekim Yasası Reikisi” diye bir Reiki var. Yine son yıllarda zihin geliştirme programlarının bir kavramı olan bolluk, bereket çalışmalarına bir de Bolluk Bereket Reikisi eklendi. İnsanın aklına ticari kaygılardan beslenen amaçlar doğrultusunda bir çeşitlenme yaşanıyor gibi geliyor.



İsmail Bülbül: Ülkemizde henüz bu isimler 10’u bulmadı belki ama yabancı kaynaklara baktığımızda 200’ü geçkin Reiki sistemi ismi var.( İsa Reikisi, Cadı Reikisi, Yaprak Reiki, Peri Reikisi gibi isimlerle…) Zaten yeni enerjilerin bu kadar fazla olması ve her geçen gün artması üzerinde düşünmek bile bu enerji sistemlerinin doğruluğu hakkındaki şüphelerimizi çoğaltmaya yeter.



Gürsel Aktan: Diğer enerjileri kabul etmemenizin teknik olarak bir nedeni var mı?



İsmail Bülbül: Kişinin aura ve çakra sistemini tam anlamıyla bilmesi de diğer enerji sistemlerine inanmaması için yeterlidir. Çünkü Usui Reiki’de kişinin tüm çakraları açılır, aura kanalları temizlenir ve kişi hem yukarıdan gelen, hem de yerden gelen enerji kanalına bağlanır. Böylelikle de hem manevi hem de dünyevi anlamda dengesi sağlanmış olur ve her iki yönde de gelişimi başlar. Fakat denge halindeki çakralara ve aura kanallarına farklı bir şekilde işleyen ,başka bir enerjinin inisiye edilmesi kişinin Usui Reiki ile sağlanmış olan dengesini tamamen bozar. Bu konuda örnek olarak Kundalini Reiki’ye bakabiliriz. Kundalini Reiki’nin inisiye işleminde enerjinin kök çakradan tepe çakraya yollanması vardır. Enerjinin sadece kök çakradan yukarı yollanması yani tek yönlü olması kişinin dengesini bozar.
Usui Reiki inisiyesi, kişinin önceden kirli yada tıkalı olan aura kanalının açılması ve otomatikman da tüm çakralarının açılması işlemidir. Aura kanalları açılınca kişinin çakralarından önceden sızıntı halinde akan enerji artık daha bol ve berrak şekilde akmaya başlar. Böylelikle kişi hem tepe çakradan hem de kök çakradan akan İlahi enerjiğiyle sürekli olarak birlikte olmuş olur. Açılmış olan aura kanallarına bir başka enerjiyi inisiye etmek hem kanalları kirletir hem de çakraların dengesini bozar. Bu da kişinin fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengesini negatif yönde etkiler. Bu da gelişimini durdurur. Böyle olunca da kişide daha önce olmuş olsa bile artık Usui Reiki diye bir şey kalmaz Bir enerji sistemine inisiye olmak, daha önce inisiye olunan enerji sistemini devre dışı bırakır. İster öğrenci ister Master olsun, kişi en son hangi enerjiye uyumlanmışsa sadece o enerjiye sahiptir. Çünkü en son olarak aura kanalına o enerji aktive edilmiştir. İnsan içine her şeyin koyulabileceği boş bir çuval değildir. Her türlü enerjiye negatif mi pozitif mi diye düşünmeden inisiye olmak hiçbir şekilde gelişim adına değildir.



Gürsel Aktan: Ama insanlar gelişimlerine katkı olsun niyetiyle bu enerjilerden faydalanmak istiyorlarsa?



İsmail Bülbül: Eğer amaç gelişim ise Usui Reiki buna yeter de artar bile. Usui Reiki, kaldırabileceği hızda kişiyi eğitir ve geliştirir. Reiki kimseye zorlanacağı ve şok olacağı bir bilgi vermez. Kişi hazır olduğunda 3. gözü de açılır, enerjide yüksek frekanslara da ulaşır. 3. gözü açmak için yada yüksek frekansta enerji ye sahip olmak için yeni bir sözde Reiki’ye uyumlanmanın faydadan çok zararı vardır.
Bunun yanında, bir de bunlardan bazıları “sert bir enerji” diye iyi bir meziyetmiş gibi tanımlanıyor. Reiki’nin doğasında sertlik yoktur, yumuşak ve insanı farkında olmadan geliştiren evrensel, İlahi bir enerjidir Reiki. Nasıl olur da sert bir enerji İlahi olur? Örneğin Ra – Sheeba enerjisinin içeriğini araştırdığınızda Firavun’a sunulan enerji olduğunu okursunuz. Tarih ve kültürler boyu zalimlikle simgelenen Firavun enerjisinin pozitifliği hakkında şüpheye düşmemek mümkün mü?
Evrende negatif anlamda bir sürü enerji vardır ama İlahi enerji tekdir. İnsan ise değerlidir, kutsaldır. Ve insan sağlığı maceracılığın deneme tahtası değildir. Farklı enerji sistemlerine inisiye olmayı isteyen insanlar da, bu enerji sistemlerini kişilere inisiye eden Masterlar da bunun sorumluluğu içinde davranmalıdırlar.



Gürsel Aktan: Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler hocam.


İsmail Bülbül: Rica ederim.

REİKİ İNİSİYELERİ (UYUMLAMALARI) NASIL YAPILIR


Usui Reiki üstadı Grandmaster Teacher İsmail Bülbül ile Usui Reiki YAKIN-UZAK inisiyeler nasıl yapılır içerikli söyleşi…



L.N : Hocam tabi ki de tam içeriğini anlatmanızı beklemiyoruz ama, doğru inisiye alıp almadığımızı test edebilmemiz açısından, inisiye nasıl yapılmalıdır, mümkünse bunu bizimle paylaşabilir misiniz?


İsmail Bülbül: Memnuniyetle hem Reiki Master olan kardeşlerimizin yararlanması, hem de Reiki inisiye olan kardeşlerimizin anlaması açısından sembol ismi vermeden inisiye işlemlerini ayrıntılı olarak sizlerle paylaşmak istiyorum…


Öğrenci rahat bir sandalyeye, ayakları paralel, terliksiz, yere basar şekilde, elleri yukarı bakacak şekilde açık, diz üstünde, bel , omuz ve boynu dik bir şekilde oturtulur. (Enerjinin doğru akması için gereklidir) Öğrenci adını, soyadını, doğum tarihini söyleyerek, inisiye yapacak hocanın ismini de söyleyerek onun kendisini Usui Reiki 1/2/3a/ya da 3b uyulmamasına müsaade ettiğini söyler. (bunu 3 defa tekrarlar). Bu arada öğretmen, öğrencinin 2 metre arkasında ellerini yukarı kaldırıp, Öğretmenlik enerjisini ister. Öğretmenlik enerjisi tüm vücudunu kaplar. O tüm vücudunu kaplayan enerjiyi öğretmen göbek altı çakrasına toplar ve sol elini göbek altı çakrasına koyar. Sağ eli havadayken gerekli sembolü çizip öğrencisini ve kendisini içine alacak şekilde bir çember çizerek (sembol el ile çiziliyor, çember imgeleyerek yapılıyor) içini beyaz ve mavi nur ile doldurur. Bu işlem, öğrenci ve öğretmenin inisiye anında huzur bulması açısından önemlidir.


Daha sonra öğretmen , öğrencisine yaklaşarak, onun ismini söyleyerek ben geliyorum der.( içinden söyler, sesli değil) Arkasından, başının önüne, başının soluna ve başının sağına gerekli sembolü çizer. Arkasından sadece 3 kere mantrayı söyler. Ve tepe çakrasından üfler. Bu arada Öğretmenin sol eli hala göbek altı çakrasındadır. Öğrencinin sağ tarafına geçer boşta olan sağ eli ile gerekli sembolü çizer ve 3 kere mantrasını söyleyerek sağ elini öğrencinin tepe çakrasına , sol elini ise öğrencinin başının (Model) arkasına koyar. Bu andan itibaren öğrencinin aura kanalı temizliğine başlanır. Eller bu pozisyonda iken ( imgeleyerek) gerekli sembol çizilir, 3 kere mantrası söylenir. Arkasından yine gerekli sembol çizilir ve 3 kere mantrası söylenir ve daha sonra 4 nefes işlemi başlar. ( Nefes burundan karına alınır ve ağızdan dışarıya üflenir.) 1. nefes normal, 2. nefes normalden biraz daha güçlü, 3. nefes de ise öğrencinin aura kanallarına girilir. 4. nefeste tazyikle enerji, tepe çakradan ,göbek altı çakraya gönderilir. Bu işlem de aşağı yukarı, aşağı yukarı 2 veya 3 kere tekrarlanır.( imgeleyerek). Bu bembeyaz nurdur. Bu nur ile öğrencinin aura kanalları temizlenir. Tepe (TAÇ) çakradan omuzlara, ellere, avuç içi ve parmak ucu çakralara, buralardan yine tepe çakraya, tepe çakradan da göbek altı çakraya indirilir ve bu bembeyaz nur ile öğrencinin aura kanalları tertemiz olur. (Eğer öğrencinin aura kanallarının herhangi bir yerinde bir tıkanıklık var ise bunu öğretmen sezgisel olarak anlar. Gerekirse defalarca öğretmen bu tıkanıklığı açmak için uğraşmalıdır. Ta ki sezgisel olarak açıldığını anlasın , bilsin. )
Daha sonra öğretmen öğrenciden teması kesmeden , sol eli ile öğrencinin sol el parmak uçlarıyla öğrencinin sağ omzundan başlayarak öğrencinin ayağına kadar sürükleyerek aşağıya iner. Ve öğrencinin sağ ve sol ayaklarının bileklerinden elleri ile tutar. Ellerini ayaklarının üzerine koyar. Burada da aynı işlem devam etmektedir. Önce gerekli sembolü çizer ( imgeleyerek) 3 defa mantrasını söyler, sonra yine gereken sembolü çizer 3 kere mantrasını söyler, ( bu işlemler hep imgeleyerek yapılır.) Ve daha sonra 4 nefes işlemi yine başlar. Bu işlem de aşağı yukarı, aşağı yukarı 2 veya 3 kere tekrarlanır.( imgeleyerek)


Sonra öğrenciden temas kesilmeden ayağa kalkılır( ayağa kalkarken , sağ elinin parmak uçları ile öğrencinin ayaklarından dizlerinden itibaren dokunularak) Eğer öğrenci Reiki 1’e inisiye oluyorsa, elleri birleştirilir. Eğer Reiki 2, 3a 3b uyumlaması ise, öğrencinin sağ elini öğretmen sol avucunun içine alır. O aşamaya ait sembolleri çizerek, 3 defa da mantralarını söyleyerek, öğrencinin avucunun içine tıklar ve tüm bedenine yollar.


Daha sonra eller birleştirilir, gerekli sembol çizilir ve parmak uçlarına üflenir bu sembol öğrencinin tüm bedenini kaplar. Sonra öğrencinin birleşen iki baş parmağını öğretmen sol avucunun içine alır, (öğretmenin baş parmağına öğrencinin baş parmak uçları temas eder şekilde alır.) Öğretmen, sağ eline de, öğrencinin birleşmiş olan sağ 4 parmağını alır. Daha sonra yine Önce gereken sembolü çizer ( imgeleyerek) 3 mantrasını söyler, sonra yine gereken sembolü çizer 3 kere mantrasını söyler, ( bu işlemler hep imgeleyerek yapılır.) Ve yine 4 nefes işlemi başlar. 4. nefeste tazyikle imgeleyerek öğrencinin vücudunun sağ kısmına üflenerek yollanır. Öğretmen sağ elini üstten kıvırarak( bu sırada öğretmenin sol eli hala öğrencinin baş parmaklarını tutmaktadır.) öğrencinin sol 4 parmağını avucunun içine alır. Ve yine aynı işlem tekrarlanır. Böylece inisiyede fiziksel ,duygusal ve ruhsal denge sağlanmış olur.


Daha sonra öğrencinin elleri alın çakraya (birleşik iken baş parmakları alın çakraya değecek şekilde)götürülür. Bu arada dirsekler iyice yanlara açılır ve öğrenci Reiki 1 ‘e inisiye ediliyorsa sadece gereken sembol çizilir öğrencinin kalp çakrasına yollanır, öğretmen kendi kalp çakrasındaki aynı sembolü ımgeleyerek çıkararak, öğrencinin sembolü ile birleştirir. Bu aynı zamanda öğretmenin öğrenci ile gümüş bir bağıdır. (Yani öğrencinin öğretmene gümüş rengi bir bağ ile bağlanması böylelikle gerçekleşir) Öğrenci Reiki 2’ye inisiye ediliyorsa, gerekli semboller çizilir 3 er mantra söylenir, yine öğretmenin kendi sembolleri ile birleştirilir.


Eğer öğrenci 3a’ya inisiye ediliryor ise, diğer semboller ve 1 de yine gerekli sembol çizilir, 3b’ye inisiye ediliyorsa diğer semboller ile birlikte çift gerekli sembol çizilir ve öğretmeninki ile birleştirilir.
Daha sonra öğrencinin elleri dizlerinin üzerine koydurulur. Artık avuç içleri yukarı doğru açık değil de dizlerinin üstünde kapalıdır. Öğretmen öğrencinin tepe çakrasına 3 kere üfler. Daha sonra da kalp çakrasına 3 kere üfler. Ve daha sonra tepe çakradan kalp çakraya, kalp çakradan tepe çakraya ve yine tepe çakradan kalp çakraya üfler. (Bunun anlamı tepe çakradan gelen İlahi bilgilerin sadece bilinç düzeyinde kalmaması ve kalbine inmesidir.)


Ve sonra öğretmen öğrencinin önünden 2 metre kadar geriye ayrılır ve yine 2 elini havaya kaldırarak teşekkür eder, yine sol elini göbek altı çakrasına koyar. Bulunduğu yerden öğrencisinin boyunca gerekli sembolü çizer , sol elini de göbek altı çakrasından kaldırıp sağ elinin hizasına getirir ve çizdiği sembolü 3 defa mantarsını söyleyerek iki eliyle sembolü iterek öğrenciye gönderir. Ve o sembol öğrenciyi içine alır. Daha sonra ellerini çırpar ve 3 defa avucunun içinden üfler. İnisiye işlemi bitmiştir. Öğrenciye dokunarak onu tebrik edip hayırlı olmasını diler.



Tüm dünya Usui Reiki otoritelerinin uyguladığı, geçerli olan inisiye şekli budur.



L.N: Hocam ama beni uyumlayan master ayaklarıma inmemişti, ayak bileklerimi falan da tutmadı, bunu çok net hatırlıyorum. Taç çakramdan üflediğini biliyorum, ama sizin anlattığınız şekilde, elini taç çakrama ve başımın arkasına da koymamıştı. Birkaç kez etrafımda döndüğünü hissettim ama yine sizin tarif ettiğiniz şekilde ellerimi birleştirip, tutmadı.
O halde ben inisiye olmadım mı? Yada eksik inisiye mi oldum?


İsmail Bülbül: Daha önce de söylediğim gibi, ülkemizde zincirleme bir hatadır gidiyor. Biraz önce bahsettiğim gibi, anlatılan bu inisiye şekli, tüm dünya Usui Reiki otoriteleri tarafından uygulanan ve öğretilen şekildir.


Bunlardan en önemlisi, ayak bileklerine inilmesi ve ayak bileklerinin tutulması, gerekli sembollerin imgeleyerek çizilip, 3’er defa mantralarının söylenmesi ve yine nefes işlemi ile yerden pozitif enerji alınarak, ayakların altından kök çakraya yollanması ve kök çakradan da göbek altı çarka ile birleştirilmesidir.
Bu şekilde yapılmazsa kök çakra açılmaz. Kök çakra ise bizi dünyaya bağlayan, tüm dünyevi iş, aşk, para, başarı gibi kavramlarla ilişkimizi ifade eden çakradır.



L.N: Hocam yakın uyumlamayı anlattınız. Peki uzak uyumlama nasıl oluyor?

İsmail Bülbül: Uzak uyumlama da yakın uyulmamanın aynısıdır. Uzak uyumlamada da kişi yine aynı tarif edildiği şekilde sandalyesine oturur. Hocası onu randevulaştıkları tarih ve saatte uyumlar. Yalnız uzak uyumlama , tam bir meditasyon halinde yapılır.


Uzak uyumlamada hocanın öğrencisini, öğrencinin de hocasını görmesi şarttır. Hayali birine asla uyumlama yapılamaz. Eğer mümkünse internet üzerinden görüntülü olarak yapılanı daha makbuldür. Bu mümkün olamıyorsa, hocanın bir resmi öğrencisinde, öğrencinin de bir resmi hocada bulunması gerekir. Hoca tam bir meditasyon halinde manevi olarak öğrencisinin yanına gider, yukarıdaki yakın inisiyede olduğu gibi aynı işlemleri manevi olarak öğrencisine uygular.



L.N: Hocam açıklamalarınız için çok teşekkür ederiz.


İsmail Bülbül: Rica ederim.

PARAZİT ENERJİLER ve REİKİ ŞİFACILIĞI


PARAZİT ENERJİLER, REİKİ ŞİFACILIĞI ve BİR REİKİ MASTERI YALAN SÖYLEYEBİLİR Mİ…?


Konuları hakkında Usui Reiki üstadı İsmail Bülbül ile yaptığımız söyleşi…



L.N: Hocam parazit enerjiler diye bir şeylerden bahsediliyor. Hatta kendimizde parazit enerjiler olup olmadığına dair bazı testler sunuluyor. Örneğin, geçmişte bizi üzen bir şeyi hatırladığımızda bedenimizin bazı bölgelerinde sıkışmalar, sıkıntılar hissettiğimizde, yada bu sıkıntıyı birkaç saat hatta 24 saat sonra bile hissettiğimizde bu bizde parazit enerjilerin varlığını kanıtlıyormuş. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, o zaman çoğumuzda parazit enerji mi var? Bundan kurtulmak için bir koruma enerjisine mi ihtiyacımız var?



İ.B: Geçmişinde acı veren olaylar yaşamamış insan yoktur. Kim olursa olsun muhakkak bu acı dolu anları hatırladığında, hele ki bu ana konsantre olduğunda muhakkak tekrar sıkıntıyı hissedecek, bu da bedenin bazı bölgelerine kasılma, sıkışma olarak aksedecektir. Bu anlamda her insanda parazit enerjiler var demek mi oluyor? Hem parazit enerji denilen şey nedir ki?
Eğer bu sadece enerji uyumlanan kişilere yapılıyorsa, bir insan doğru uyumlama almışsa o insanda parazit enerjilerin olması mümkün değildir. Yok eğer bununla hiç enerjilerle haşir neşir olmamış insanlar kastediliyorsa bu da yanlıştır. Çünkü, önceden aura kanalları temizlenmemiş yani çakraları açılmamış kişilere başka herhangi bir enerji sisteminin parazit yapması da mümkün olmaz.
Bu şekilde testler sunulması, şöyle şöyle yaparsanız kendinizde parazit enerji olup olmadığını anlarsınız denilmesi sadece bir telkindir. Telkin doğru yapıldığında insanlara hizmet edilmiş , yanlış yapıldığında ise insanlara zulmedilmiş olur. Telkin çok etkili bir mekanizmadır. Beyne verilen bu gibi telkinler insanlara zarar vermektedir. Bu durum aynen, sana cin musallat olmuş diyerek telkin yoluyla kişiyi önce korkutup panikleten, daha sonra da bu cini güya o kişiden çıkarıp kişiyi rahatlatan hikayelere benziyor


Doğru veya yanlış telkinler beyne verilen komutlardır. Beyin bunu algılar immunsysteme yollar, o da diğer organlara ışınlar. Bu ise saniyenin onda biri kadar bir zaman ölçüsünde oluşur. Bu şekilde kişiye yapılan yanlış bir telkin o insana muhakkak zarar verecektir. Böylesi şeylerden kaçınılması, insan hayatının çok değerli olduğunun bilincinde olunarak hareket edilmesi gerekir.



L.N: Reiki şifacılarını cincilere benzeten, Reiki şifacılarını eleştiren insanlar da yok değil. Reiki ile şifa terapileri yapan birisi olarak siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?



İ.B: Bu eleştiriyi getiren kişi yada kişiler ya Reiki’nin ne olduğunu bilmiyorlar ya da kulaktan dolma bazı bilgilerle avutuluyorlar. Reiki zaten başlı başına bir şifa yöntemidir. Kaldı ki günümüzde, dünyada 150’yi geçkin hastanelerde Reiki şifacıları insanlara şifa dağıtmaktadır. Reiki’nin iki yönü vardır. Birincisi mistik yönü, diğeri ise şifa yönüdür. Mistik yönü ile, kişiyi geliştirip , farkındalığını arttırırken, şifa yönü ile de hem kendine hem de başkalarına şifa verme yeteneğini bahşeder. Dünyanın bir çok ülkesinde de Reiki klinikleri bulunmaktadır. Buralarda da şifa vermeden başka bir işlem yapılmamaktadır. Reiki modern tıbbın yerini tutmaz. Reiki tamamlayıcı , alternatif bir tıp yöntemidir. Cincilikle Reiki şifacılığının uzaktan yakından alakası yoktur. Birisi telkin yolu ile insanlara zulmederken, diğeri sevgi yolu ile insanlara huzur vermektedir. Durum bu kadar açık ve nettir.



L.N: Hocam bir Reiki masterı yalan söyleyebilir mi? İnternette insanları kandıran, kendini hiçbir şekilde göstermeyip, sadece telefon ile görüşen ve diğer Reiki masterların ve sizin de yazılarınızı kullanarak kendisini sunan bir Reiki master var. Hatta şu yazıda “binlerce kişiye ulaştık” ifadelerini kullanmaktan da hiç çekinmiyor.


“Reiki'yi evinize getirdik. Dünya'nin neresinde olursaniz olun farketmez. Bu Egitimi kendi evinizde rahat bir sekilde alacaksiniz. Hic bir zaman ulasilmaz olmadik, olmayacagizda. Sükürler olsun ki bu yolla binlerce Ögrenciye kavustuk. Amacimiz ulasilmaz yerlere ulasmak, Dünya'nin en ücra köselerine kadar REİKİ'yi yaymaktir...



Uzak inisiye olmaz diye kulaktan duyma bilgilere sakin ola itibar etmeyin. Nasil uzaga Reiki verilebiliyorsa uzaktan da uyumlama pekala olur, hatta cok daha etkin olur. Cünkü, kisi evinde daha cok rahat ettiginden Reiki'ye cok daha yoğun konsantre olmaktadir...”


Bu yazıların gerçekte kime ait olduğunu bilmeyen insanlarda buna kanarak, kendilerini kim olduğu belli olmayan bu insana inisiye yaptırıyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?



İ.B: Reiki bir sevgi yoludur. Sevgi ile yalan aynı yerde barınamaz. Sizin de söylediğiniz gibi, bu yazı bana aittir. Daha ben Türkiye’ye gelmeden önce Almanya’dan siz kardeşlerime ulaşmak için, Almanca klavye ile yazdığım bir yazıdır. Konu yazımın paylaşılıp paylaşılmaması değildir. Her isteyen link yada isim vererek elbette yazılarımızı paylaşabilir. Bu yazıda bizim takıldığımız sadece bir cümle vardır: “bu yolla binlerce Ögrenciye kavustuk”Bu cümle ile insanlar kandırılmaktadır. Bundan fazla bir şey söylemek istemiyorum. Umulur ki bu kardeşimiz kendine gelsin. Bu benden çok, Reiki camiasına yapılan bir haksızlıktır. Reiki öğrenmek isteyen kişiler bu siteye girdiklerinde hemen baş sayfada bu yazıyı okuyarak, yüzünü dahi görmedikleri bu insana güvenmektedirler.



L.N: Çok teşekkürler hocam.


İ.B: Rica ederim.

Reiki hakkında biz sorduk hocamız cevapladı...


Reiki hakkında biz sorduk hocamız cevapladı.
18 Mayis 2009

Hocamızla Reiki hakkında soru- cevap şeklinde bir söyleşi yaptık. Bu söyleşiyi de sizlerle paylamak istiyoruz.




Mustafa Gök: Hocam öncelikle Reiki nedir bunu bize açıklar mısınız? Çünkü bu konuda farklı farklı tanımlar var, bizi bu konuda aydınlatır mısınız?




İsmail Bülbül: Sevgili kardeşlerim, her ne kadar ülkemizde bir çok kardeşlerimizin Reiki’yi öcü gibi görmesi onun ismi dolayısı ile uzak durması Reiki’nin İlahi Nur olduğu gerçeğini değiştirmez. Japonca’da Rei İlahi, Kİ ise Nur’dur. Başka bir anlamı ise, Rei ilahi; Ki aydınlanma’dır. Bizim Kur’an ve Sünnet’e göre olan Tasavvufumuzda da Reiki’nin adı Nefes olarak anılır. Reiki, el verme( inisiye) ile bir üstat tarafından öğrenciye uyumlanır. Öğrenci uyumlandıktan sonra hem hemen elle şifa yöntemine kavuşur, hem de ruhani olarak ötelerin ötesine yelken açar. Reiki ilmi insana ruhani açılımlar sağlarken, o insanın negatif yönlere meyletmesi de kaçınılmaz bir gerçektir. Çünkü, Reiki ilmi sadece bir inisiyeden ibarettir. İnisiye olunduktan sonra öğrenciye Ledün bilgileri mutlaka verilmelidir.




Perihan Aydın: Hocam Ledün ilmi dediniz; önce bunu biraz açıklayabilir misiniz?




İsmail Bülbül: İlm-i Ledün veya Ledün-ni İlim Yaradan ile ilgili bilgi ve sırlara ait ilimdir. Gayb ve Marifet ilmidir. Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor. "Orada, kendi indimizden bir rahmet (vahiy ve nübüvvet veya uzun ömür) verdiğimiz ve ona ledünnî ilmi öğrettiğimiz kullarımızdan birini (Hızır'ı) buldular."




İmâm-ı Rabbânî'nin ifâde ettikleri gibi, Hızır aleyhisselâm, güzel ahlâk sâhibi, cömert ve insanlara karşı çok şefkatliydi. Allah'ın izni ile kerâmet ehli olup, kimyâ ilmini bilirdi. Hak teâlânın bildirmesiyle ledünnî ilim verilmişti. Ledün ilmine ulaşabilmek için, insanın egosunu terk etmesi, nefsinin ağzını bağlaması, aklın ve mantığın da üzerine basıp geçmesi gerekir.Buna vakıf olabilmek, masivayı terk etmekle Fena ve Beka makamlarına ermekle olur.
İlham, ilm-i ledünnün en önemli kaynağıdır ve hususî mânâsıyla olmasa da, ilm-i ilâhînin tecellileriyle alâkalı en geniş bir alanı işgal eder.




Birgül Tanrıverdi: Peki hocam, yüzlerce, binlerce Reiki Master var. Öyleyse onların öğrenci eğitmesi nasıl mümkün oluyor?




İsmail Bülbül: Aslında pek de mümkün olmadığını hep beraber müşahede etmekteyiz. Şeytani vesveselerin bulaşması ile, günümüzde bir çok kanal olduklarını, mesaj aldıklarını iddia edenler vardır. Eğer gerçekten de bu sözde hocalar öğrenci eğitebilselerdi bu kardeşlerimizi bu duruma sokmazlardı. Zaten kendilerini hoca diye tanıtıp inisiye yapmaya çalışanlar gerçek anlamda inisiyeyi dahi bilmemektedirler. Bunu şurdan anlıyor ve biliyorum. Ülkemizde bulunan bir çok kardeşlerim dengesiz olduklarından şikayet ediyorlar. Belli ki bu kardeşlerimiz çift taraflı değil de tek taraflı inisiye edilmişlerdir. Böyle bir aldatılma alanına itilen kardeşlerimizin ne kendi iç dünyalarında bir gelişme sağlamaları mümkündür ne de doğru dürüst bir şifacı olmaları. Aksine şeytani vesveselerin bulaşmış olması ile nefsin ve egonun isteklerine boyun eğerek benlik sevdasına kapılması ve ben yapıyorum, ben ediyorum gibi deyimlerle şeytanın ortağı ve arkadaşı olmaları kaçınılmaz bir gerçektir. İlahi Nur’un inisiyesi asla ve asla küçümsenmemeli, 5 dakikada, 10 dakikada insanlara inisiye veriyoruz, inisiye aldın sen yalanına sapılmamalıdır. İnisiye çok ciddi bir işlemdir. Ki, inisiye yapılan kişide ruhani bazı açılımlar gerçekleşir.Bu açılımların ne olduğunu bilmeyen kendisi dahi doğru dürüst inisiye olmamış sözde hocalar bu durumu ne öğrencilerine ne de kendilerine açıklayabilirler. İşte bunun için gerçek üstatlar tarafından Reiki inisiyesi yapılmalıdır.




Burcu Kaya: Hocam, ruhani açılım diyorsunuz. Kanal aldıklarını söyleyen, diğer varlıklarla iletişim kurduklarını, astral yaptıklarını, vizyon gördüklerini söyleyen kişiler var. Bunlar ruhani açılım değil midir?




İsmail Bülbül: Ruhani açılım iki çeşit olur. birisi şeytanidir, diğeri ise gerçek olan İlahidir. Şeytani olan açılımlar insana benlik güttürür, ego savaşı yaptırır. İlahi açılımlar ise Yaradan’la kul arasındadır. Asla ve asla söylenmez, söylenemez. Ki, şu cismani varlığa ait olan dille, o açılımı anlatmak mümkün değildir. Dolayısıyla, “vizyon gördüm” , “astral yaptım”, “yeni kanal aldım” diye açıklayan insanların da ne tür ruhani açılımlar yaşadıklarını buradan anlayabilirsiniz.




Aysel Yılmaz: Hocam , elle şifa yönteminin diğer mistik ilimlerde de olduğunu söylemiştiniz. Bu Tasavvufta da var mıdır?




İsmail Bülbül: Evet, diğer mistik ilimlerde de ve bizim Tasavvufumuzda da vardır. Ancak diğer mistik ilimlerde ve Tasavvufta da şifa yöntemine kavuşmak için 7 ana enerji noktasının açılması gerekiri. Bu 7 ana enerji noktasının açılması için de aura kanallarının açılması gereklidir. Bunun açılması için de yıllarca ruhsal çalışmalar yapılır. Bunu da bir çok kişi zaten sonuna kadar götüremez. İşte Reiki, İlahi Nur bize bu kolaylığı tanımaktadır. Reiki inisiyesi ile Aura kanalları açılmakta,bedende bulunan 7 ana enerji noktası( çakralar) hemen açılmakta, dolayısıyla İlahi Nur ile temas sağlanmaktadır. Reiki, İlahi Nur’un amacı da zaten budur. Reiki’nin öğretisi sadece ve sadece inisiyedir. Başka bir öğretisi yoktur, çünkü öğrenci ruhani açılımlarla bunu kendi içinde yaşar. İşte burada şu çok önemlidir: Ruhani açılımlar yaşayan öğrenciye bu yolda kılavuzluk edecek birine ihtiyaç vardır.İşte bu da Ledün ilmine vakıf olan bir hoca tarafından gerçekleştirilmelidir.




Emine Kaygusuz: Reiki’yle nasıl tanıştınız?




İsmail Bülbül: Reiki’ye ilk başladığımda çok tereddüt etmiştim. Aslında benim Reiki’yle olan tanışmam 1994’te oldu. İnisiye olana kadar Reik’yi tamamen araştırdım. Ve dualarımda da Rabbim , bu yolu bana kolaylaştır diye dua ediyordum. İnanın Reiki’nin ismini ilk duyduğumda ben Karate, Tekvando, Judo gibi bir dövüş sporu olduğunu zannediyordum. Gerçi bu dövüş sporlarının da bir ruhani yönü vardır ama Reiki’nin bunlardan bambaşka bir şey olduğunu, okuyarak ve Avrupa’da bulunan çeşitli büyük üstatlara sorarak öğrendim.
Önceleri Tasavvuf hakkında bir çok araştırma yapmıştım.Reiki’yi de 2 yıl kadar araştırdıktan sonra bizim Tasavvufumuzdan özde çok da farklı olmadığını anladım ve işte bundan sonra Reiki İnisiyesi olmaya karar verdim. Şükürler olsun ki, hasbel kader Almanya’da bulunmam, burada Reiki’nin çok önemli bulunması ve ciddi bir şekilde ele alınması, büyük Reiki üstatlarıyla tanışma fırsatı bulmamı sağladı.




Perihan Aydın: Hocam,Reiki Türkiye’de hala yeni sayılabilir. Ve biz şimdiye kadar Reiki hakkında genelde internetten bilgi ediniyorduk, ve birbirine benzeyen şeyler okuyorduk. Fakat sizinle birlikte ilk defa bu kadar orijinal ifadelerle karşılaştık. Sizin Reiki’ye olan bu farklı bakış açınızın kaynağını merak ediyoruz. Biraz açıklayabilir misiniz?




İsmail Bülbül: Sevgili kardeşlerim, bizim öğretilerimiz Tasavvufi Reiki’dir. Yani Tasavvuf ve Reiki’yi birlikte öğretmeye gayret ediyoruz. Yukarda da bahsettiğim gibi Reiki ilmi sadece ve sadece inisiyeden ibarettir. İnisiye olan öğrencide İlahi açılımlar olur. Bu açılımlarda ise şeytani kapıyı değil de doğru kapıyı bulmak yani İlahi kapıyı bulmak çok önemlidir.
Size orijinal gelen bu ifadeler belki de benim Reiki’yi Tasavvufla sentezleyerek uygulamamdan dolayıdır. Ayrıca ,gördüğüm kadarıyla insanlar genelde Reiki’nin şifa yönü üzerinde duruyorlar; fakat bununla birlikte Reiki'nin mistik yönü de çok önemlidir.




Birgül Tanrıverdi: Peki hocam, Türkiye’deki çoğu Reiki Masterlar uzaktan inisiye olmayacağını söylüyorlar. Bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyiz?




İsmail Bülbül: Ülkemizde maalesef Reiki hakkında çok kulaktan duyma bilgiler vardır. Reiki ile nasıl ki uzaktan şifa verilebiliniyorsa, pek tabi uzaktan inisiye etme yöntemini de bildikten sonra uzaktan inisiye yapılabilir. Hem de Usui Reiki ekolüne ait olan 1’den 17’ye kadar tüm aşamalar uzaktan inisiye ile alınabilir. Başta da söylediğim gibi, olmaz, olunmaz diyenlerin hiçbir dayanağı yoktur. Ve sadece kulaktan dolma bilgilerdir.




Burcu Kaya: Hocam sizi inisiye için ücret almanız konusunda çok eleştirenler oldu. Bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz?




İsmail Bülbül: Evet maalesef Türkiye’ye ilk yöneldiğimde ben de oldukça şaşırdım bu duruma. Çünkü dünyanın her yerinde Reiki ücret karşılığı verilir. Sizlerinde mutlaka yakindan bildiginiz gibi dünyanin bir cok yerinde "Reiki Center" ya da "Reiki Klinik" bulunuyor. Su anda Reiki uygulanan hastanelerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazla durumda. Reiki çok yakin bir gelecekte tüm dünyada tanınacaktır. Bu çalışmalar yıllardır devam ediyor. Kaldı ki bizim aldığımız ücret sadece inisiye karşılığı olmayıp, öğrenciyle yıllarca sürecek olan eğitimin de karşılığıdır. Bunun ülkemizde abes karşılanması şaşılacak şeydir. İlahi Nur ücret karşılığı verilmez yargısına cevabı bu ekolün kurucusu olan Doktor Usui vasiyetinde şöyle veriyor: “ Reiki’nin mutlaka karşılığı alınmalıdır. Çünkü karşılıksız olan hiçbir şeyin kıymeti olmaz.”
Üstadın bu sözünü dahi göz ardı ederek ben de 2004 yılından 2007’in sonuna kadar dünyanın dört bir tarafına internet üzerinden yaptığım uzak inisiyelerden hiçbir karşılık almadım. Evet belki böylece binlerce öğrencim oldu, binlerce kişiyi inisiye yaptım. Ama maalesef kıymeti bilinmedi. Pek çoğu inisiyeyi aldı ve geri dönmediler; eğitimlerine devam etmediler. Ve bunun için Doktor Usui’nin vasiyetini de düşünerek bu eğitimi ücret karşılığı vermeye karar verdim.

Birgül Tanrıverdi: Hocam kıymetli zamanınızı bize ayırdığınız için size çok teşekkür ederiz, gerçekten çok değerli bilgiler verdiniz.




İsmail Bülbül: Ben de sizlere teşekkür ediyorum

Reiki Nedir

Reiki, Öz kaynaktan gelen ve tekamüllerini tamamlamaya yakın olan insanlara verilen İlahi bir hediyedir. Her ne kadar Avrupalılar Reiki kelimesini “evrensel yaşam enerjisi” olarak tabir etseler de bunun böyle olmadığını Japonca anlamını incelediğimizde görebiliriz.

Japonca’da, “ Rei” İlahi, “Ki” ise Aydınlanma yada “Nur” anlamına gelmektedir. İlahi Nefha tüm canlılarda ve hatta nesnelerde vardır. Onsuz bir hayat, onsuz bir canlılık zaten düşünülemez. Özünden kopup , ete kemiğe bürünüp bu aleme gelmiş olan bizler de bu İlahi Nefha’yı taşıyoruz. Evrensel yaşam enerjisi olarak tabir edilen kavram bu olsa gerektir.

Reiki ise bundan farklı bir şeydir. Allah’ın sadece seçilmiş kullarına nasip ettiği Reiki, Hz. Adem’den başlayıp , tüm peygamberlerde, enbiyalarda, evliyalarda, velilerde kendini göstermiş olan Nur’dur.

Kur’an-ı Kerim , Nur Suresi 35. Ayet’te şöyle buyrulur:

“ Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O’nun nûrunun temsili, içinde ışık bulunan bir kandillik gibidir. Işık sırçanın içindedir. Sırça sanki incimsi bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bir ağaç ki neredeyse ateş ona dokunmasa da yağ ışık verir. Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.”

İnsanın aura (Nura) kanalı temizlenmdikçe de bu Nur’a ulaşmak mümkün değildir.

Hz. Mevlana Mesnevi’nin 35. beyitinde bu konuya şöyle işaret etmektedir:

“Senin ruhun aynası niçin aksi haber vermiyor biliyor musun? Sathı pastan kurtulmamış da ondan”.

Aura (Nura) kanalları paslı oldukça İlahi Kaynak’tan saf bilgilerin alınıp insanın kendini keşfetmesi de mümkün değildir.

Rabbimiz bu Nur’u insanlara vesilelerle ulaştırmakta ve onların tekamüllerini tamamlatmaktadır. Reiki inisiyesi tüm Aura (Nura) kanallarının açılması ve dolayısı ile tüm çakralarımızın açılması sonucu birebir İlahi kaynakla temasa geçiştir.

Günümüze kadar sadece şifa yönü ile bilinen Reiki, gerçek anlamda bir mistik ilim, bir felsefedir. Yalnız şunu vurgulamadan geçemeyeceğiz: Elle veya uzaktan şifa yöntemi diğer mistik felsefelerde de bulunmakla birlikte, öğreti , eğitim farklılığı nedeni ile buna çok zor ulaşılmaktadır. Şifa yöntemine kavuşmak Reiki ile bir inisiye sonucu hemen oluşurken, diğerlerinde yıllar sürmektedir. İşte bu yönü ile de Reiki insanın en kolay elde edebileceği bir iksirdir.

Reiki inisiyesinden hemen sonra tepe (TAÇ) çakranın açılması ile birlikte İlahi Kaynak’tan saf,berrak,temiz bilgiler sezgisel olarak akmaktadır. Fakat, terbiye edilmemiş olan ego ve nefs bu alınan bilgileri muhafaza etmeye engel olmaktadır.

İşte bu nedenle kişisel keşfine devam etmek isteyen kişi ego ve nefsini ehilleştirmenin bir yolunu bulmalıdır. Burada Kur’an’a göre yapılan ve kalbi olan Tasavvuf bizlere bir kapı açmakta, bizi içeriye buyur etmektedir. Reiki de Tasavvuf da Öz’e ulaşmak için birer araçtır. Bu ikisinin sentezi ile asıl amaç insanın kendisini, dolayısı ile aslını bulmasıdır.

Amaç Öz’ü bulmak, O’nu idrak etmektir. Önemli olan bir zerrenin içinde alemleri görebilmektir. Amaç fena olmaktır, amaç fenafillah makamıdır. Amaç O’nda var olmak değil, aksine O’nda yok olmaktır.

“ Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu?”

(Enam Suresi, 122.Ayet)

İsmail Bülbül

İsmail Bülbül Kimdir

İSMAİL BÜLBÜL KİMDİR

USUI REIKI 17. (SON) IŞIK AŞAMA
GRANDMASTER/TEACHER

 
14 yıllık Usui Reiki eğitimini bu ekole ait olan tüm aşamaları alarak tamamlamıştır. 17. (SON IŞIK) aşama (Dimensionale Reise) Zaman ve Mekan Üstü Yolculuk'u da alarak USUI REIKI ekolünde dünyada 8 kişiden birisi olmuştur.

1996 yılına Usui Reiki 1 Marga Bayer'de

2000 yılında Usui Reiki 2'yi yine Marga Bayer'den

 
2004 yılında Usui Reiki 3a'yı Doris Kujer'den

 
2004′in sonunda yine Reiki 3b Doris Kujer'den

 
alarak geleneksel aşama Usui Reiki Master/Teacher olmuştur.

 
Usui Reiki geleneksel aşamalarını tamamladıktan

 
sonra, IŞIK Aşamalarını da almak için gerekli

 
şartlar olan 1000 öğrenci inisiye etme ve Usui Reiki Licht Grade Klausur sınavını başarma sürecini de aşmış ve Usui Reiki Işık Aşamalarını 5, 6, 7 ve 8. seviyeye kadar almaya hak kazanmıştır.

 
2007 yılının başlarında Ilka Speermanns'tan Usui Reiki 5 (Grose Harmonie) BüyükHuzur ve Usui Reiki 6 (Grose Teilen) Büyük Paylaşım'ı alarak Usui Reiki Grandmaster (Büyük Üstat) olmuştur.

 
2007 yılının ortalarında yine Ilka Speermanns 'tan Usui Reiki 7 (Große Freiheit)

 
Büyük Özgürlük ve 8. (Große Friede) Büyük Barış aşamalarını alarak

 
Grandmaster/Teacher olmuştur.

 
2008'de Usui Reiki'ye ait olmayan Bilgelik ve Aydınlanma (Zoner, Kom, Dai Kiro Sey) (Weisheitssymbolen) inisiyelerini almıştır.

 
2008 yılında yine 9'dan 17'ye kadar olan Işık aşamalarını almak için gerekli olan Usui Reiki Licht Grade Klausur sınavının son aşamasını da başarıyla geçmiştir. Ve üstadı olan Ilka Speermanns'dan

 
9. aşama (Wahre Glück) Gercek Mutluluk

 
10. aşama (Große Hoffnung) Büyük Umut

 
11. aşama (Große Kraft) Büyük Güç

 
12. aşama (Große Liebe) Büyük Sevgi

 
13. aşama (Große Lehrer) Büyük Ögreti aşamalarını almıştır.

 
14. aşama (Erkenne Dein Selbst) Kendine Tanıma.

 
15. aşama (Lebensweg und Bestimmung) Yasam Yolu.

 
16. aşama (Das Kollektiv) Birlik Beraberlik..

 
17. (SON IŞIK) aşama (Dimensionale Reise) Zaman ve Mekan Üstü Yolculuk.

 
İsmail Bülbül çocukluğundan bu yana Sufizm eğitimini de sürdürmekte, eğitimini verdiği Reiki'yi Avrupa ve Türkiye’de Sufizm’le sentezleyerek sunmaktadır.

BİLİNÇALTI KODLAMA TERAPİSİ

"BKT"BİLİNÇALTI KODLAMA TERAPİSİ


Suçluluk duyguları, Öfke, Korku gibi duygular zihinden temizlendiğinde,rahatsızlıklar da kişiye veda edecektir. Her türlü fobik durumlar ( sosyal fobi, araç fobisi vb.) , depresyon, kekemelik, anoreksia , bulumia, obsesyon gibi psikolojik rahatsızlıklar; yapılması gereken eylemleri sürekli erteleyerek yaşam kalitesini düşüren “erteleme problemi”nde Bilinçaltı Terapisi çok etkili olmaktadır.

Duygusal ve psikolojik rahatsızlıkların hatta fiziksel rahatsızlıkların kaynağı, kişinin zihinsel kodları ve olayları yorumlama biçimi olduğu bilinmektedir. Zihin bir negatife programlanmış ise, kişinin hayatında zincirleme olarak negatif yaşantılar gelişmeye başlar. Örneğin korku.. Kişinin geçmişte yaşamış olduğu yüksek frekanslı korku deneyimi, o günden itibaren hayatına “kekemelik” sürecini sokabilir. Yada suçluluk duygusu.. Yoğun bir şekilde yaşanan suçluluk duygusu kişide yıllar süren ve kronikleşen depresyon yaratabilir. Bu durumundan( kekemelik, depresyon vb.) kurtulmak için önce bu olguyu başlatan duyguyu ( suçluluk duygusu, korku vb.) ortadan kaldırmak gerekir.



NOT: Bilinçaltı Terapisi (Unterbewusstsein Therapie) İstanbul dışında bulunanlar için online ( görüntülü) olarak yapılmaktadır.

Lütfen telefonla randevu alınız

Reiki Okulu

Bağdat Cad. 108 Fenerbahçe Kadıköy/İstanbul

Tel: 0 216 550 9272
Gsm: 0 545 736 18 02

Mail: info@reikiokulu.com
Web: http://www.reikiokulu.com/

Usui Reiki IŞIK Aşamaları


Usui Reiki 5-6 yil öncesine kadar 4 geleneksel asamalardan
ibaretti. Ta ki bir grup Master arkadasimizin Japonya'ya gidip (YILLARCA SÜREN) arastirmalari sonuclanana dek...

Arastirmalar sonunda Usui Reiki ekolünün sadece 4 (MASTER/TEACHER
asamadan ibaret olmadigi anlasilmis, arti 4 (ISIK) asama daha ortaya cikmistir. Dr. Usui'nin de 8. isik asamasinda oldugu tahmin edilmektedir...

4 geleneksel, 4'de isik asamalari olmak üzere toplam sekiz asamadan olusan Usui ekolü Japon toplumunun icine kapanik kültürü nedeni ile simdiye kadar gizlenmis ve aciga vurulmamistir. Hatta Avrupali Master dostlarimiz bununla da kalmayip Usui ekolüne 9 asama daha ilave ederek 17 asamaya cikarmislardir.

Bu Aşamaların neler oldugunu ve kimlerin tarafindan eklendigini de anlatmak istiyorum...

Usui ekolüne ait olan 5/6 ve 7/8 asamalari...


(5/6 BÜYÜK ÜSTAD) Grandmaster, (7/8 BÜYÜK ÜSTAD/ÖGRETMEN) Grandmaster/Teacher asamalaridir.

Bu asamalara ISIK asamalari denir. 5/6 ve 7/8 beraberce uyumlanir. Bunlar Ying ve Yang gibidirler birbirinden ayri uyumlanamazlar. 5/6 Grandmaster seviyesinde 2 DAI sembolüne daha sahip olursunuz.

Astral seyahat bu seviyelerde daha da kolaylasmaktadir. Ayrica dünyanin neresinde olursa olsun ögrencilerinizi sevdiklerinizi (Olusturdugunuz bir cemberle) koruma altina alma imkani, Leser Reiki gibi ayricaliklarada sahip olursunuz. 7/8 asamalarinda yine 2 DAI sembolü daha bulunmaktadir. Enerjiniz cok ama cok yogun bir hal
alir. Bu asamaya büyük huzur asamasi adi verilir. Büyük Üstad/Ögretmen'nin ne bu dünyanin verdiklerine
ihtiyaci vardir, ne de herhangi bir sey icin üzüntü duyar. O kisi artik huzuru yakalamis huzurun kendi icinde
oldugunu tamamen kesfedip idrak etrmis biridir. Biz bu kadarlik anlatip Usui Reiki'ye sonradan eklenen 9
asamaya gecelim...

9'dan 12'iye kadar olan asamalari Severina da Silva, 13'den 15'e kadar olan asamalari Roberta Rianard, 16
ve 17. asamalari ise Shiana Ho Cha Üstadlar Usui Reiki'ye eklemislerdir...

Reiki Prensipleri


Bugün sana verilen nimetler için şükret ,



Bugün hiçbir şey için endişelenme ,



Bugün hiç bir şey için öfkelenme ,



Bugün dürüst ol,



Bugün tüm varlıklara karşı nazik ve saygılı ol,



Bugün aileni,öğretmenlerini sev ve say,



Bugün ekmeğini helal kazan, Başkalarını kendin gibi sev...

Reiki ve Din

Reiki’nin bir İlahi Nur olduğu, beyinlere yerleşmiş eski tabular nedeni ile maalesef çok azımız tarafından biliniyor , adının Reiki olması-uzak doğudan gelmesi insanları korkutuyor ve hatta bazı çevrelerce Reiki öcü gibi gösteriliyor. Halbuki son elçi Peygamberimiz Rasulullah (s.a.v) ; “İlim Çin’de de olsa, gidip alınız.” buyururken; Hz. Ali ise, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum“demiştir. Böylesine yüce bir dinin mensupları olan bizler nasıl oluyor da, dünya toplumlarına mal olmuş, yüzlerce hastanede uygulanan bir ilim dalına, bir felsefeye tepkili davranabiliyoruz.

İlahi Nur ,insana Rabbimizden gelen, mükemmel bir hediyedir. Bu hediye ile aura (Nura) kanallarımız
temizlenmekte dolayısı ile bedendeki 7 ana enerji noktası (çakralar) açılmakta, Rabbimizle bire bir temas
sağlanmaktadır.


Reiki ne bir din ne de bir tarikattır. Reiki sadece ve sadece Rabbimizden gelen İlahi bir Nûr’dur. Şifa
yönünün yanında mistik yönü de bulunan Reiki yumuşak, berrak, saf bir enerjidir; çünkü kaynağı
Rahman’dır. Hiçbir yan etkisi de bulunmamaktadır. Reiki hiçbir dine ve tarikata ait olmamakla birlikte
insanı kendi dinine yaklaştırmakta, Reiki ile insan dinini daha iyi anlamakta ve daha iyi kavramaktadır. Kişi,
Reiki uyumlaması aldıktan sonra kendini keşfetmekte, dolayısı ile Rabbine daha yakın olmaktadır.

Hz. İsa’nın ölüleri dirilttiği, Hz. Musa’nın asasını yılana çeviren, Rasullullah(s.a.v)’ın avucundaki taşlara
Kelime-i Tevhid’i söyleten nur işte bu Nur’dur. Mansur’ u coşturup “En El Hakk” ,; İbrahim Ethem’i taşırıp “
Sizin taptığınız benim ayağımın altındadır” ; Beyazıd-i Bestami’yi sarhoş edip “Sizin taptığınız benim
cübbemin içindedir” ve “Ben her Allah dediğimde kendimi tesbih ederim” İkbal’i mecnun edip “Eğer
Rabbim, sen benim amel defterimi sol elimden verirsen sana seni şikayet ederim” dedirten nur işte bu
Nur’dur . Hz. Mevlana’yı, bir derya iken ummana çeviren nur işte bu Nur’dur.


Kur’an-ı Kerim,Nur Suresi
35- Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O’nun nûrunun temsili, içinde ışık bulunan bir kandillik gibidir. Işık
sırçanın içindedir. Sırça sanki incimsi bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin
ağacından tutuşturulur. Bu öyle bir ağaç ki neredeyse ateş ona dokunmasa da yağ ışık verir. Nur üstüne
nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi
bilendir.”


Kur’an-ı Kerim, Ala Suresi:
“ 11- ‘Mutsuz – bedbaht’ olan ondan kaçınır.12-Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır. 13-Onun içinde o , ne
ölür, ne yaşar. 14-Doğrusu temizlenip arınan felah bulmuştur.”

Kendini bilip idrak eden Rabbini keşfeder; Rabbini bilip, idrak eden kendini keşfeder.

İsmail Bülbül

Reiki ve Bilim

Reiki artık dünyada bir çok hastanede tamamlayıcı tıp adı altında kullanılmakta ve bir çok eğitim kurumunda da öğretilmektedir. Reiki'nin hastalıklara nasıl iyi geldiği konusundaki bilimsel çalışmalar devam
etmektedir. Ancak bu çalışmalar devam ederken bir çok bilim adamı Reiki'nin olumlu etkilerinden faydalanmaktadır.


Dünyada hastalarına Reiki uygulaması yapan bazı hastaneler şunlardır; Yale University Hospital, University
of Michigan Hospital, Throat Hospital in New York, Memorial Sloane Kettering Hospital, South Pointe
Hospital, Imperial Point Medical Center, Ayrshire Central Teaching Hospital, Kirklandside Hospital, Ailsa
Hospital, Croy Day Hospital, St. John's Hospital, Elliot Regional Cancer Center, Portsmouth Regional
Hospital in Portsmouth, California Pacific Medical Center, Kent County Hospital, R.I, Brookhaven Hospital,
Meriter Hospital in Madison, Baptist Hospital in Nashville, Hartford Hospital, The Charlotte Hungerford
Hospital, Thompson Hospital, Columbia Presbyterian Hospital, Beth Israel Hospital, Kesler Institute,
California Pacific Medical Center, Portsmouth Regional Hospital, Marin General Hospital, Lynden Hill Clinic,
Veterans Hospitals.California Pacific Medical Center

Ayrıca bir çok eğitim kurumu Reiki dersleri vermektedir. Bunlardan bazıları şunlardır; Yale üniversitesinde
kurslar düzenlenmektedir, Bennett/Stellar University, Bloomsburg University, American Holistic Nurses
Association, St. Vincent's College, Reiki Healing Institute, Rocky Mountain Holistic College, Center for
Human Integration, The Reiki School & Clinic, Southwestern, Reiki Blessings Academy, Usui Reiki Ryoho
Association, Violet Flame Centre, Coastline Reiki Clinic, Brutus of Windhorse Healing Arts and Holistic
Academy , Reiki Rays Institute, The Creativity Institute, Holistic Healers Academy, Tera Mai Reiki Holistic
Healing , Lightarian Institute, Reiki Rainbows Institute, Holistic Studies Institute, Pixie Hollow Holistic
Institute, Tribeca Hypnosis & Healing Institute of NYC, Spiritual Director of Center Eaton Institute, Reiki Plus
Institute


Reiki ile ilgili araştırmalar yapan bazı bilim adamları ise şunlardır; Dr. Mike Cantwell, Sally Soderlund, Dr.
Mehmet Öz, Elena Gillespie, Dr Allan Sweeney, Dr. Jason Storm, Dr.Ruma Dewan, Bella
Agamaom(HARVARD üniversitesi öğretmen), Ellen DiNucci (MA Stanford University araştırmacı kanser ve
reiki araştırmaları yapıyor), Joan Furman (University of Tennessee'de psikolog ve reiki terapisti), Algarin, R
(City University of New York'da Aids ve reiki üzerine araştırmalar yapmaktadir.), Milton, G., & Chapman,
E.(Royal College of Nursing Australia 'da Reiki ve alkol bağımlılıği çalışmalarını sürdürmektedirler.),
Neklason, Zale T.(Calif. State University, Hayward, 1987'de reiki ve telepati konulu bir tez hazırlamıştır.)
Bilim dünyasının Reikiye olan ilgisi her geçen gün artmaktadır. Dünya artık Reikiye tamamlayıcı tıp adı
altında önemli yer vermektedir ve bu konuda her gün elimize yeni bilgiler geçmektedir.


DOKTORLAR NE DİYOR?

5 mayıs 2006 tarihinde NTV televizyonunda konusunda uzman iki profesör doktorun reiki ile ilgili
açıklamaları tıp dünyasında reikiye olan bakışın hangi noktada olduğunu açıkca göstermektedir. İstanbul
Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Onkoloji Estitüsü Müdürü Sayın Prof. Dr. Erkan Kopuz ve Marmara
Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bölüm Başkanı Sayın Prof.Dr Cengiz Canpolat'ın bu
konudaki görüşlerini ilgili televizyon programından alınan alıntılardan okuyabilirsiniz.


PROF. DR. ERKAN TOPUZ, İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP
FAKÜLTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ MÜDÜRÜ


Hastalarımıza tıbbi tedavinin yanı sıra meditasyon, yoga reiki gibi yöntemleri de öneriyoruz. Ayrıca resim
yapmalarını, dans etmelerini, müzik dinlemelerini de öneriyorum.

Yoga, meditasyon uygulamaları tedavi edici değildir ancak hastanındirencini artırıp, onu daha güçlü kıldığı
için çok
önemlidir.Dolayısıyla bu tür spiritüel uygulamalar hastalığın iyileşme sürecini olumlu etkiliyor ve hastanın
hastanede kalış süresini kısaltıyor.
İlaç, ameliyat ya da radyoterapi her şey demek değildir. Bu tür uygulamalar hastanın psikolojik durumun
düzeltip hayata bağlanmasında son derece etkili oluyor. Hasta kendisini daha güçlü hissediyor, ağrılara ve
acılara daha kolay katlanıyor.

Bütün bunlar da bizim işimizi kolaylaştırıyor, çünkü karşınızda zor
bir hastalıkla mücadele eden bir insan var ve onun psikolojik yapısı, gücü ve genel durumu sizin işinize de
yansıyor. Bu yöntemler, hastada bir arınma sağlıyor. Meditasyon ve yoganın yanı sıra bu etkiyi dualar ve
inanç tedavileri ile de görebiliyoruz. Dünyada bir çok yerde özellikle kanser gibi, koroner hastalıklar gibi
kronik hastalıklarda hastalara bu yöntemler önerilir. Örneğin, katoliklerin yaptığı dua çalışmaları vardır. Kalp
damar hastaları üzerinde yapılan bu dua çalışmaları hastanın ruhi durumunu düzeltiyor, endorfin
hormonunun açığa çıkmasına neden oluyor, hastayı hayata bağlıyor ve yapılan tedavinin daha başarılı
olmasını sağlıyor.


MARMARA ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ÇOCUK HEMATOLOJİ VE ONKOLOJİ BÖLÜM BAŞKANI
PROFESÖR DOKTOR CENGİZ CANPOLAT

Spiritüel tedavi yöntemlerinin özellikle kanser gibi hastalıkların tedavisinde çok yararlı bir destekleyici
olduğuna inanıyorum. Sadece meditasyon, reiki, yoga da değil akupunkturun da olumlu etkileri var.
Literatürde bu öğretilerin özellikle kanserli hastalarda, anksiyeteyi, ağrıyı, huzursuzluğu, uykusuzluğu,
kemoterapinin yan etkilerini ve fiziksel bir takım şikayetleri ciddi derecede azalttığına ve hastanın bütün bu
durumlara toleransını artırdığına dair bilgiler yer alıyor. Tabi ki bunlar konvansiyonel tıbbi tedavinin yerini
alabilir diye bir şey sözkonusu değildir. Bunlar ancak konvansiyonel tedaviye yardımcı olabilir. Araştırmalar
göstermiştir ki bu tür uygulamalar vücudun endojen mekanizmalarını hareket geçiriyor. Mutluluk veren
endorfin hormonunu artırıp, adrenal ve kortizon sentezine etki ederek stresi ve anksiyeteyi azalttığı
görülmüştür. Yine hücresel immünüte üzerinde etki ettiğini gösteren, pozitif bulgular vardır.

Önceleri panik atak, stres, depresyon gibi psikolojik hastalıkların
tedavisinde kullanılan bu yöntemler üzerinde yapılan çeşitli
araştırmalarda kalp ritminin yavaşladığı, kan akışının
düzene girdiği, kan basıncının düştüğü, beyin yarım kürelerinin
dengelendiği, adrenalin hormonunun ve kolesterolün azaldığı, oksijen tüketiminin düştüğü görülmüştür.

Yoga, reiki ve meditasyon gibi spiritüel yöntemler, insanın
içindeki enerjiyi kullanabilmesini ve kendi zihinsel gücünün
farkındalığını sağlıyor diyebilir miyiz?


PROF. DR. CENGİZ CANPOLAT: Ben kendi fiziksel ve ruhsal sağlığım
için birinci ve ikinci derece reiki öğrendim ve bundan çok yarar
görüyorum. Vücudumda birikmiş negatif enerjiyi uzaklaştırıyor, yorgunluğumu alıyor, zihinsel
konsantrasyonumu artırıyor ve beni sakinleştiriyor. Açıkçası yararını gördüğüm için herkese tavsiye
ediyorum. Bazen ağrılarımda ilaç kullanmama gerek kalmıyor. Ağrı azaltmada bunun çok etkili olduğuna
inanıyorum.

Reikiyi hastalarınız üzerinde denemeyi düşünür müsünüz?


PROF. DR. CENGİZ CANPOLAT: Henüz hastalarım üzerinde böyle bir
uygulama yapmadım. Aslında kullanılabilir ancak henüz Türkiye’de
ve hastane ortamında böyle bir uygulama yok. Zaten böyle bir talep de yok, çünkü bizde çok iyi bilenen
şeyler değil. Örneğin yurt dışındaki hastanelerin hemen hepsinde hem dua merkezleri hem de hastalara
rahatlama sağlayacak birimler var. Psikolog ve pedagoglar hasta çocukların rahatlatılması ve tedaviye
hazırlanması için çalışmalar yapıyor. Yani batıda inanç tedavileri ve relaksasyon tedavileri çok daha fazla
kullanılıyor. Bence bu tür yöntemleri tamamen yadsımamak gerekir. Ben bu tür rahatlatıcı tedavileri
hastalarımıza uygulamamız gerektiğine inanıyorum.


PROF. DR. CENGİZ CANPOLAT: Ben bu tür tedavilerin geleceğini parlak görüyorum, çünkü zaman inişli
çıkışlı bir seyir gösteriyor.
Yani insanların bir noktada bu tür olaylara daha fazla önem vereceklerine inanıyorum. Çünkü hastalıklar bir
noktada insanlardan bir adım önde gidiyor. Enfeksiyonlar direnç geliştiriyor. O zaman bizim de farklı
yöntemleri işin içine katmamız gereken zamanlar çok uzak değil.İnsanoğlu daha farklı bir bilinç düzeyine
doğru gidiyor, belkide gelecekte bu yöntemler konvansiyonel yöntemlerin yanında eşdeğerde yer alabilecek.
Bunların olmasını ben çok uzak bir gelecekte görmüyorum.


TÜLAY SAĞLAM
NTV-MSNBC Programından alıntıdır.
05 Mayıs 2006 Cuma

Kaynak: Alternatif Tıp Yahoo Haber Grubundan alınmıştır.